Yüksek Makam ve Derece İsteyenler

Cennet ve Makamlar.jpg

Ebu Hüreyre (Radıyallahu Anh)’tan rivayetle,
Efendimiz (Sallallahu Aleyhi Vessellem) buyurdular ki:

“Kim kıyamet gününde Allah’ın kendisine şerefli bir makam vermesini ve derecesini yükseltmesini isterse; kendisine zulüm edeni affetsin, kendisine vermeyene versin, kendisini yoklamayanı yoklasın ve kendisine cahilce davranana hilm ile olgun muamele etsin.

(İbni Asakir)

Reklamlar

Tasavvufi Hayat Nasıl Başladı

Tasavvufi Hayat.jpg

Nebilere varis olan kâmil veliler her zaman sohbetleriyle fark edilirler. Zira onlar, irfan sofralarının vazgeçilmez sâkileridir. Allah’tan geleni, Allah’ın kullarına ikram ederler. Bu yüzden onlar görüldükleri zaman Allah’ı hatırlatırlar. Bazen bir akış bazen de tek bir söz, Allah’ı hatırlatmalarına yeterli olur.

Bu eserde Tasavvuf Nedir? Tasavvufi Hayat Nasıl Başladı? Nebiler ve onların izindeki velilerin hayatları anlatılıyor.

(Mehmet ILDIRAR- Tasavvufi Hayat Nasıl Başladı)

Her İşimizde En Başta : Niyet

Ebu Davud.jpg

Ebu Dâvud şöyle demiştir:

“Hazreti Peygamberden beş yüz bin hadis yazdım. Bunlardan hükümler konusunda dört bin sekiz yüz hadis seçtim. Bir kimseye bunlardan dini için aşağıdaki dört tanesi yeter:

1- Ameller niyetlere göredir.

2- Helâl ve haram açıklanmıştır.

3- Kişinin kendini ilgilendirmeyen şeyleri bırakması Müslümanlığının güzelliğindendir.

4-Sizden biriniz, kendisi için sevip arzu ettiği şeyi mümin kardeşi için de istemedikçe (gerçek) mümin olamaz hadisleridir”

(Sahih-i Müslim Tercüme ve Şerhi, A. Davudoğlu, IX, 118-119)

Mü’minin Niyeti

Amel ve Niyet.jpg

Hazreti Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur:

“Müminin niyeti amelinden hayırlıdır.
Mümin (Allah için) bir amel yaptığı zaman kalbinde bir nur yayılır.”

(Tabarani, el-Kebir, No:5942; Beyhaki, Şuabu’l-İman, V, 343)

 

Amelin Ruhu : Niyet

Hicret.jpg

Hazreti Ömer (radıyallahu anh)’den rivayet edilen bir hadiste
Fahr-i Kâinat Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:

“Hiç şüphesiz ameller ancak niyetlere göre değerlendirilir ve karşılık bulur. Herkese niyet ettiği şey verilir. Kim, hicretini Allah ve Resûlü için yapmışsa, onun hicreti Allah ve Resûlü için olmuştur. Kim de hicretini elde edeceği bir dünyalık ve evlenmek istediği bir kadın için yaparsa, onun hicreti de niyet ettiği bu şeylere olmuştur. ”

(Buhârî, Bedü’l-Vahy, 1; Müslim, İmare, 155; Ebu Davud, Talak, 11)

Hazreti Peygamberin Ümmeti

Ümmet Bilinci.jpg

Ebû Hüreyre radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i:

“Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır. Yüzünün nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın” buyururken işittim.

(Buhârî, Vudû’ 3; Müslim, Tahâret 35)

Hazreti Peygamberin Özlediği Kimseler!

Ümmet.jpg

 Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre,
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kabristana geldi ve:

“Selâm size ey mü’minler diyarı! İnşâallah biz de size katılacağız. Kardeşlerimizi görmemizi çok isterdim” dedi. Ashâb-ı kirâm:

– Biz senin kardeşlerin değil miyiz, yâ Resûlallah? dediler. Resûl-i Ekrem:

– “Sizler benim ashâbımsınız, kardeşlerimiz henüz gelmemiş olanlardır” buyurdular. Bunun üzerine ashâb:

– Ümmetinden henüz gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksın, ey Allah’ın Resûlü? dediler. Peygamber Efendimiz:

– “Ne dersiniz? Bir adamın alnı ak ve ayakları sekili bir atı olsa, yağız ve doru at sürüsü içinde kendi atını tanımaz mı?” diye sordu. Sahâbe:

– Evet, tanır, ey Allah’ın Resûlü, dediler. Resûl-i Kibriyâ:

“İşte onlar da abdestten dolayı yüzleri nurlu, el ve ayakları parlak olarak gelecekler. Ben havzın başına onlardan önce varacağım” buyurdular.

(Müslim, Tahâret 39. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 36)